Hükümlünün ya doğrudan açık ceza infaz kurumundan, iş yurdu kapsamında çalışıyor ise görevlendirildiği yerden veya hastaneden doğrudan firar etmesi, izinden 2 gün geç dönmesi ya da görevli memur nezareti olmaksızın yol izni verilerek kapalı ceza infaz kurumundan açık ceza infaz kurumuna gönderilmesinde veya açık ceza infaz kurumundan bir başka açık ceza infaz kurumuna naklinde sevk edilirken ceza infaz kurumuna teslim olunmaması halinde, hakkında firar suçundan işlem başlatacaktır. Bu husus 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 97.maddesinde düzenlenmiştir.
İzinden dönmeme, geç dönme
Madde 97- (1) İzinden dönmeyen veya iki günden fazla bir süre geçtikten sonra dönen hükümlüler hakkında Türk Ceza Kanununun 292 nci ve izleyen maddelerinde yazılı hükümler uygulanır. (Ek cümle:14/4/2020-7242/40 md.) Salgın hastalık, doğal afet, savaş veya seferberlik durumunda bu sebeplerden dolayı izinden dönemeyen veya geç dönen hükümlülere ceza verilmez.
(2) İzin süresini iki gün veya daha az bir süre geçiren hükümlüler hakkında disiplin işlemi yapılır. (Mülga cümle:14/4/2020-7242/40 md.) (…)
(3) (Ek:14/4/2020-7242/40 md.) İzinden dönmeyen veya iki günden fazla bir süre geçtikten sonra dönen hükümlüler ile firar eden hükümlülere bir daha özel izin verilmez.
Kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere hükümlünün iki günden fazla bir süre geçmeksizin izinden dönmesi halinde TCK’nın 292.maddesinde düzenlenen firar suçu oluşmayacaktır.
- FİRAR EYLEMİ NEDENİYLE DİSİPLİN SORUŞTURMASININ USULÜ
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 47.maddesi, ceza infaz kurumlarında disiplin soruşturmasının usulü düzenlenmiştir. Öncelikle 47.maddede belirtilen emredici ve hak düşürücü süre olan “firar eyleminin öğrenilmesinden itibaren derhal ve en geç 5 gün içerisinde” kurumun en üst emiri tarafından muhakkik atanarak soruşturmaya başlanması gerekmektedir. Hükümlü yakalandıktan sonra ise 15 gün içerisinde soruşturma tamamlanmalıdır. Her iki süre de hak düşürücü nitelikte olduğundan, bu sürelere riayet edilmemesi verilen disiplin cezası hukuka aykırıdır.
Sırasıyla soruşturma işlemleri:
- Hükümlünün firar ettiğinin tespit edilmesi halinde en geç 5 gün içerisinde soruşturma işlemlerine başlanır.
- Hükümlünün yakalandıktan sonra ise soruşturmanın en geç 15 gün içerisinde tamamlanması gerekir. Düzenlenen rapor ve ekleri disiplin kuruluna sunulur. Soruşturma süresi infaz hakiminin yazılı onayı ile 7 güne kadar uzatılabilir.
- Hükümlünün savunması alınmadan disiplin cezası verilmesi mümkün değildir. Bu nedenle kanunda “yakalandıktan sonra” düzenlemesi yer almaktadır. Hükümlünün savunmasını 3 gün içerisinde sunması gerekir. Süreyi geçirmesi halinde savunma hakkından vazgeçtiği kabul edilir.
- Disiplin cezaları disiplin kurulunca evrak üzerinden görüşülerek en geç 3 gün içinde karar verilir.
- DİSİPLİN CEZASINA KARŞI ŞİKAYET VE İTİRAZ
Hakkında firar eylemi nedeni ile disiplin cezası verilen hükümlüler 15 gün içerisinde infaz hakimliğine şikâyette bulunabilirler. 675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu’nun 6/3. maddesinde yer alan, “İnfaz hâkimi, inceleme sonunda şikâyeti yerinde görmezse reddine; yerinde görürse, yapılan işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verir.” Düzenleme gereğince infaz hakimliğince şikâyet değerlendirilir.
Disiplin soruşturmasının kanunda yazılı emredici ve hak düşürücü sürelere uymaksızın yürütülmesi halinde, firar eylemi nedeniyle verilen DİSİPLİN CEZASI USUL VE YASAYA AYKIRIDIR.
Aydın Açık Ceza İnfaz Kurumunda bulunan hükümlünün 14.96.2024 tarihinde gerçekleşen firar eylemi nedeniyle aldığı 11 günlük hücreye koyma disiplin cezasına karşı yapılan itirazın reddedilmesi üzerine, Adalet Bakanlığı’nın istemiyle Yargıtay C.Başsavcılığınca kanun yararına bozma talebinde bulunulmuştur. Yargıtay 1.Ceza Dairesi 13.06.2025 tarihli 2025/1468 Esas ve 20245/4679 numaralı kararı ile 5275 sayılı Kanun’un 47. maddesinin 2. fıkrasında yer alan, disiplin soruşturmasının eylemin öğrenilmesinden itibaren en geç beş gün içinde başlaması gerektiği yönündeki emredici ve hak düşürücü sürenin ihlal edildiğini; zira hükümlünün aynı gün yakalanmasına rağmen soruşturma 10 gün sonra, 24.06.2024 tarihinde başlatıldığını tespit ederek, Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin itirazın reddine dair kararının kanun yararına bozulmasına ve usûl ve yasaya aykırı verilen disiplin cezasının infazına başlanamayacağına karar verilmiştir.
Aynı doğrultuda Yargıtay 1.Ceza Dairesinin 28.11.2025 tarihli 2025/2647 Esas ve 2025/8368 Karar numaralı kararı;
Kanunda ki emredici sürelere aykırı olarak yürütülen disiplin soruşturması neticesinde verilen disiplin cezasına karşı, infaz hakimliğine şikâyette bulunulmalıdır. İnfaz hakimliği şikâyetin kabulüne karar verdiğinde ise disiplin cezasının kaldırılması için gerekli idari işlemlerin başlatılması amacıyla Ceza İnfaz Kurumu İdaresine bildirimde bulunur ve disiplin cezası kaldırılır.
Sonuç olarak, kanunda açıkça emredilen süre hükümlerine riayet edilmeksizin yürütülen disiplin soruşturmaları, daha baştan hukuka aykırılık ile malul olup bu soruşturmalar neticesinde tesis edilen disiplin cezalarının korunabilir herhangi bir hukuki dayanağı bulunmamaktadır. İdarenin, kanunun kendisine tanıdığı yetkiyi süreler yönünden dahi hukuk sınırları içerisinde kullanmaması, disiplin yaptırımını yok hükmüne yaklaştıran ağır bir usul sakatlığı teşkil etmektedir. Bu tür açık ve ağır hukuka aykırılıkların infaz hâkimliği denetimiyle giderilmesi, yalnızca bireysel bir hakkın korunması değil; aynı zamanda keyfî uygulamaların önlenmesi, hukuki güvenliğin sağlanması ve hukuk devleti ilkesinin somut bir tezahürü bakımından zorunludur. Aksi yöndeki uygulamaların kabulü, kanunda öngörülen süre hükümlerini işlevsiz hâle getirecek ve idarenin sınırsız bir disiplin yetkisi kullandığı sonucunu doğuracaktır ki, bu durum hukuk düzeni bakımından kabul edilemez niteliktedir.

