OLAĞANÜSTÜ KANUN YOLLARININ İNFAZ SÜRECİNE ETKİSİ
Ceza muhakemesi hukukunda, kesinleşmiş kararlara karşı yapılan olağanüstü kanun yolu başvurusu, infazı kendiliğinden durdurmaz. Bununla birlikte, başvuru sürecinde telafisi imkânsız veya güç zararların ortaya çıkma ihtimali bulunması hâlinde, ilk derece mahkemesinden hükmün infazının durdurulması talep edilebilmektedir. Bu yazımızda istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiş hükme karşı yapılan CMK m.308/A başvurusu ve infaz sürecine etkisi, güncel karar üzerinden anlatılacaktır.
- CMK 308/A UYARINCA İTİRAZ YASA YOLUNA GİDİLMESİ
Sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartlarının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne karşı tarafımızca CMK m.308/A kapsamında Bölge Adliye Mahkemesi C.Başsavcılığından “İTİRAZ” yasa yoluna başvurulması talep edilmiştir. Başvuruda özellikle, dosyada etkin pişmanlık ihtaratının usulüne uygun şekilde yapılmadığı vurgulanmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesi C.Başsavcılığı tarafından 20/01/2026 tarihli 2026/İtiraz Değ. No ve 2026/ Kabul Karar No talebinde; “Katılanın talebi üzerine sanığın TCK 168 maddesi kapsamında zararı gidermesi ihtarını içeren 09.01.2020 tarihli celsede verilen karar gereği etkin pişmanlık kapsamında yapılan ilk tebligatın, tebligat kanununa göre sanığın 28.06.2018 tarihli 3.celsede mahkemede beyan ettiği Kuruçeşme mahallesi 205 sk no:78 iç kapı no:4 … … adresine çıkartılması yerine; Mernis adresi olan Konak/İzmir adresine tebliğe çıkartıldığı… 22.07.2025 tarihli Katılan … … şikayetten vazgeçme içerikli dilekçesi de birlikte değerlendirildiğinde bu eksikliğin hükmün esasını etkileyen bir eksiklik olduğu değerlendirildiğinden, … , 5271 sayılı CMK’nın 308/A maddesi uyarınca itiraz yoluna gidilmesi gerektiği kanaatiyle, …” şeklinde değerlendirme yapılmış ve ilgili ceza dairesinin kararına İTİRAZ edilmiştir.
- OLAĞANÜSTÜ KANUN YOLU SÜRECİNDE HÜKMÜN İNFAZI
Bölge Adliye Mahkemesi C.Başsavcılığının itirazı, kesinleşmiş bir hükme yöneldiğinden infaz hukuku bakımından kural olarak hükmün infazını durdurmaz, ceza infaz edilmeye devam eder.
Ancak hükmün kaldırılma ihtimalinin yüksek olması, usule ilişkin ciddi bir hukuka aykırılık bulunması veya hükmün infazına devam edilmesi halinde ileride telafisi güç ya da imkânsız zararların doğabilecek olması gibi durumlarda, ilk derece mahkemesinden infazın durdurulması talep edilebilir.
Bu noktada önem taşıyan husus, yapılacak talebin somut ve hukuki gerekçelere dayanmasıdır. Başka bir ifadeyle, infazın durdurulması talebi yalnızca soyut iddialarla değil; dosya kapsamı, usul ihlalleri ve başvurulan kanun yolunun niteliği dikkate alınarak ileri sürülen hukuki argümanlarla desteklenmelidir.
Nitekim hukuki temellere dayandırılmış bir infazın durdurulması talebinin kabul edilmesi mümkündür. Aşağıda yer verilen ilk derece mahkemesi kararı da bu hususu açıkça ortaya koymaktadır.


