Scroll Top
Yağma Suçu
I. YAĞMA SUÇU NEDİR?

Yağma suçunun basit hali Türk Ceza Kanunu’nun 148.maddesinde, nitelikli hali ise 149.maddesinde düzenlenmiştir.

Yağma

Madde 148- (1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Cebir veya tehdit kullanılarak mağdurun, kendisini veya başkasını borç altına sokabilecek bir senedi veya var olan bir senedin hükümsüz kaldığını açıklayan bir vesikayı vermeye, böyle bir senedin alınmasına karşı koymamaya, ilerde böyle bir senet haline getirilebilecek bir kağıdı imzalamaya veya var olan bir senedi imha etmeye veya imhasına karşı koymamaya mecbur edilmesi halinde de aynı ceza verilir.

(3) Mağdurun, herhangi bir vasıta ile kendisini bilmeyecek ve savunamayacak hale getirilmesi de, yağma suçunda cebir sayılır.

 

Nitelikli yağma

Madde 149- (1) Yağma suçunun;

  1. a) Silahla,
  2. b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle,
  3. c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
  4. d)(Değişik: 18/6/2014-6545/64 md.)Yol kesmek suretiyle ya da konutta, işyerinde veya bunların eklentilerinde,
  5. e) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
  6. f) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,
  7. g) Suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla,
  8. h) Gece vaktinde,

İşlenmesi halinde, fail hakkında on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(2) Yağma suçunun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

 

1) BASİT YAĞMA SUÇU (TCK.M.148)

Yağma; başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malın zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınmasıdır. Yağma suçu amaç ve araç hareketlerden oluşan bir suçtur. İlk önce almayı gerçekleştirmek için araç hareketler olan cebir veya tehdit kullanılır, akabinde bu cebir veya tehdidin etkisiyle malın alınması veya tesliminin sağlanması ile suç tamamlanır.  Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanması suretiyle gerçekleşir. Bu nedenle eğer faydalanma kastı yoksa yağma suçunun oluşması mümkün değildir.

Yağma, tehdit veya cebir kullanma ile hırsızlık suçlarının bir araya gelmesiyle oluşmuş bileşik bir suç olduğundan birden çok hukuki değeri korumaktadır. Kendisini oluşturan suçların korudukları hukuki değerler olan kişi özgürlüğü, vücut dokunulmazlığı, zilyetlik ve mülkiyet yağma suçunun koruduğu hukuksal değerdir.

YAĞMA SUÇUNU HIRSIZLIK SUÇUNDAN AYIRAN HUSUS NEDİR? Yağma suçunu hırsızlık suçundan ayıran en önemli husus; malın alınması için cebir veya tehdit kullanılmasıdır. Bu nedenle aslında yağma suçu hırsızlık suçu ile tehdit cebir suçlarının birleşimidir. 

YAĞMA SUÇUNUN UNSURU OLAN TEHDİDİN NİTELİĞİ: Yağma suçunun unsuru olan tehdit ile yağma arasında illiyet bağı olmalıdır. Yani failin mağdura yönelttiği tehdit ile malın teslimin arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Tehdidin elverişli olmadığı veya belli eşiğe ulaşmadığı hallerde yağma suçu, unsurları bakımından oluşmayacaktır.

YAĞMA SUÇUNDA CEBİR: Yağmaya konu malı, malı elinde bulundurandan alınması sırasında mağdura yönelik şiddet ve tehdit uygulanmalıdır. Bu cebir mevcut veya gerçekleştirilmesi muhtemel direnci kırmak ya da engellemek amacıyla yapılan kişiye yönelik her türlü fiziki zorlamadır. Cebir eğer yaralama boyutuna ulaşmış ise ayrıca yaralama suçundan ceza verilecektir. Cebir ile malın alınması arasında da illiyet bağı olmalıdır.

            Cebir, bir kimseye karşı bir şeyi yapması veya yapmaması ya da kendisinin yapmasına müsaade etmesi için zor kullanma yöntemidir. Ancak vücuda temas şart değildir. Örneğin fail mağdurun omzunda asılı çantayı almak için asılıyor, kulp sağlam olduğu için ve bu nedenle kopmuyorsa fail asılmaya devam ediyor ve mağdur çekilmeden kaynaklı ağrı, acı, uyuşma vb hissediyorsa, mağdura karşı yöneltilmiş cebir olduğu kabul edilmelidir.

YAĞMA SUÇUNDAN CEZALANDIRILAN SANIK HAKKINDA YARGILAMAYA KONU EYLEMİ NEDENİ İLE KONUT DOKUNULMAZLIĞININ İHLALİ SUÇUNDAN DA CEZA VERİLEBİLİR Mİ? Yağma, tehdit veya cebir kullanma ile hırsızlık suçlarının bir araya gelmesiyle oluşmuş bileşik bir suçtur. Bu nedenle yağma suçunu oluşturan cebir, tehdit ve hırsızlık suçlarından ayrıca ceza verilmeyecektir. Benzer şekilde yağma suçunun konutta veya iş yerinde gerçekleştirilmesi cezayı ağırlaştıran nitelikli hal olduğundan, bileşik suç kuralı gereği, ayrıca konut dokunulmazlığını ihlal suçundan da ceza verilmeyecektir.

2) NİTELİKLİ YAĞMA SUÇU (TCK.M.149)

Yağma suçunun nitelikli halleri 149.maddede düzenlenmiştir. Buna göre yağmanın; silahla, kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, birden fazla kişiyle birlikte, yol kesmek suretiyle ya da konutta, iş yerinde veya bunların eklentilerinde, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak, suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla, gece vaktinde işlenmesi ağırlatıcı nedenlerdir. Aynı eylemde birden fazla nitelikli halin bulunması durumunda, ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılır.

 

  1. Suçun Silahla İşlenmesi (TCK.M.149/1-a)

Hangi aletlerin silah kabul edildiği TCK.m.6’da tanımlanmıştır ve suçun silahtan sayılan aletler ile işlenmesi halinde yağma suçunun nitelikli halinin oluştuğu kabul edilir. Silahın sadece failin üzerinde olması nitelikli halin oluşması için yeterli değildir. Suçun işlenmesi sırasında silahın bizzat kullanılması veya kullanılacağına dair mağdurda korku oluşturması gerekir. 

  1. Kişinin Kendisini Tanınmayacak Bir Hale Koyması Suretiyle İşlenmesi (TCK.M.149/1-b)

Bu bendin uygulanabilmesi için mağdurun, sanığın kim olduğunu bilmemesi bilecek durumda olmaması gerekir.

  1. Suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi (TCK.M.149/1-c)

TCK’da suça katılmaya ilişkin iştirak halleri, faillik (m.37) ve şeriklik (m.38-39) olarak düzenlenmiştir. Faillik, suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerin durumudur. Faillik halinde her bir fail, gerçekleşen eylemden tam olarak sorumludur. Şeriklik ise, azmettiren ve yardım eden olarak ikiye ayrılmaktadır. Yağma suçunun nitelikli haline ilişkin, “Suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi” durumunun, uygulanabilmesi için suçun işlenmesine katılan her bir failin eyleminin, faillik düzeyinde olması gerekmektedir. Diğer bir deyişle suçun işlenmesine katılan her bir fail için, 37. maddenin uygulanma koşulları oluşmalıdır. Eğer suçun islenmesine iştirak eden sanıklardan bir kısmının eylemi, yardım eden veya azmettiren şeklinde ise bu halde, nitelikli hale ilişkin ağırlaştırıcı neden uygulanamayacak, ancak bu sanıklar suçun işlenmesine katılımları oranında, yardım eden veya azmettiren olarak sorumlu olacaklardır.

 

Sucun birden fazla suç ortağı tarafından birlikte gerçekleştirilmesi durumunda, TCK’nın 37/1. maddesinde düzenlenen müşterek faillik söz konusu olacaktır. Müşterek faillik için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir:

-Failler arasında birlikte suç işleme kararı bulunmalı,

-Suçun işlenişi üzerinde birlikte hâkimiyet kurulmalıdır.

Müşterek faillikte, birlikte suç işleme kararının yanı sıra, fiil üzerinde ortak hâkimiyet kurulduğu için, her bir suç ortağı “fail” konumundadır. Fiil üzerinde ortak hâkimiyetin kurulup kurulmadığının saptanmasında, suç ortaklarının suçun icrasında üstlendikleri rolleri, suçun işlenişine etkin ve fonksiyonel olarak katılıp katılmadıkları ve katkılarının taşıdığı önem göz önünde bulundurulmaktadır.

 

  1. Suçun Yol Keserek, Konutta, İşyerinde Veya Bunların Eklentilerinde İşlenmesi (TCK.M.149/1-d)

Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, yağma suçunun mağdurun bulunduğu konut veya işyerinde işlenmesi, yani yağma suçunun seçimlik hareketlerinden olan cebir veya tehdidin veya malin alınması unsurundan birinin konut veya iş yerinde gerçekleştirilmiş olması gerekmektedir. Yağma suçunun konut veya işyerinde işlenmesi, cezayı ağırlatan nitelikli hal sayıldığından, TCK’nın 42. maddesindeki bileşik suç hükümleri uyarınca, faile ayrıca “konut veya işyeri dokunulmazlığının ihlali” sucundan ceza verilmeyecektir. Suçun işlendiği konut veya işyeri mağdura ait olabileceği gibi, sanığa veya üçüncü bir kişiye de ait olabilir.

 

  1. Çocuğa, Beden veya Ruh Bakımından Kendisini Savunamayacak Durumda Bulunan Kişiye Karşı işlenmesi (TCK.M.149/1-e)

Beden bakımından kendisini savunamayacak kişi; ileri derecede yaşlılık, malullük, uyku hali, felçli ya da yatalak olma gibi nedenlerle bir saldırı karşısında fiziki yetersizlik nedeni ile kendini savunma yeteneğinden yoksun kişidir.

Ruh bakımından kendisini savunamayacak kişi; fiziki gücü yerinde olduğu halde akıl hastalığı, akıl zayıflığı gibi nedenlerle maruz kaldığı saldırının içerdiği kötülüğü kavrayamayacak kişidir.

Mağdurun durumunun iki halden birini içermesi halinde yağma suçunun nitelikli hali oluşur.

  1. Var Olan Veya Var Sayılan Suç Örgütlerinin Oluşturdukları Korkutucu Güçten Yararlanılarak Yağma (TCK.M.149/1-f)

Bendin uygulanabilmesi için failin, var olan veya var sayılan suç örgü-tüne üye olması, yöneticisi olması gerekmediği gibi suç örgütünün, eylemden önce hukuken TCK’nın 220. maddesi ya da 3713 sayılı Kanun kapsamında örgüt olarak kabul edilmiş olması da şart değildir. Mağdurun, bireysel tehdit/cebire göre daha yoğun korku, kaygı ve endişeye maruz kaldığının kabul edilebilmesi içini, failin, suç örgütüyle dolaylı bile olsa bağlantısı olduğu veya olabileceği ya da en azından suç örgütü ile zayıf da olsa irtibatının bulunduğu ihtimaline inanmasını gerektirecek makul nedenlerin bulunması gerekir.

 

  1. Suç Örgütüne Yarar Sağlamak Maksadıyla Yağma (TCK.M.149/1-g)

Suç örgütü, TCK 220.maddede terör ve suç örgütü de 3137 sayılı TMK’da tanımlanmıştır. Yağma suçunun, suç örgütüne kaynak sağlamak amacıyla yapılması, nitelikli hal olarak kabul edilmiştir.

 

  1. Suçun gece vakti işlenmesi (TCK.M.149/1-h)

Yağma suçunun gece vakti işlenmesi nitelikli hal kabul edildiğinden cezada artırıma gidilecektir (m.149/1-h). Gece kavramı TCK’nin 6/1-e fıkrasında; “Gece vakti deyiminden; günesin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden zaman süresi,” olarak tanımlanmıştır. Eylemin gece vakti işlenip işlenmediği, suç tarihi ve saati tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirlendikten sonra kararlaştırılacaktır.

II. YAĞMA SUÇUNDA DEĞER AZLIĞI TCK.M.150/2

TCK’nın 150.maddesinin ikinci fıkrasında, yağma suçuna konu malın değerinin az olması halinde, hâkime cezada indirim yapmada takdir hakkı tanınmıştır. Değer azlığı mutlak indirim nedeni olmayıp, somut olayın özellikleri hâkim tarafından takdir edilerek değerlendirilecektir. Değer azlığı ile hangi miktarın ifade edildiği maddede açıklanmamıştır. Yargıtay ve BAM’ın son kararları, yağmaya konu malın değerinin, suç tarihine göre yetişkinler için kabul edilen brüt asgari ücretin %10’undan daha az ise, malın değerinin az olduğunu kabul etmektedir. Asgari ücretin %10 ölçütü, “daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olanı alma” ve “değerin objektif olarak azlığı” ölçütlerini ortadan kaldırmamaktadır. Olayın özelliğine bakılması gerekir. Örneğin, sanık, market kasasını silahla yağmalamak isterken, bir tanığın gelmesi üzerine sadece raftan çikolata alır kaçarsa asgari ücret kriteri uygulanamaz. Değer azlığı kavramı, suça konu malın değeri ile verilecek ceza arasındaki orantılılığı ifade etmenin yanında, somut olayın özelliği, faili suca iten nedenin araştırılması, daha çoğunu alma imkânı varken azla yetinen failin şahsi durumunun bireyselleştirilmesidir.

 

III. YAĞMA SUÇUNDA ETKİN PİŞMANLIK (TCK.M.168)

Yağma suçunda etkin pişmanlık hükümlerine, TCK’nın 168/3. Maddesinde yer verilmiştir. Buna göre suç tamamlandıktan sonra fakat kovuşturma başlamadan önce failin bizzat pişmanlık göstererek, mağdurun uğradığı zararı gidermesi halinde yarısına kadar, kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce etkin pişmanlık gösterirse üçte birine kadar cezası indirilir.

Teşebbüs aşamasında kalmış suçta etkin pişmanlık uygulanmaz.

Yağma suçunda birden fazla kişi zarar görmüşse, etkin pişmanlık için herkesin zararının karşılanmış olması gerekir. İade ve tazminin cebri icra yoluyla gerçekleştirilmesi, zararın failin rızası hilafına veya ondan habersiz olarak üçüncü kişilerce giderilmesi, eşyanın failin yakalanmamak için kaçarken atması sonucu veya yakalanan failin üzerinde ele geçirilmiş olması gibi hallerde, etkin pişmanlık hükmü uygulanmaz.